14 mayıs seçimleri için heyecan dorukta.

Bu süreçte yurdun dört bir yanında miting heyecanı yaşanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir yandan her gün farklı illerde vatandaşlarla buluşurken bir yandan da tele vizyon programlarına konuk oluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Horoz dövüşünün bile adabı var Cumhurbaşkanı Erdoğan: Horoz dövüşünün bile adabı var

Bugün de gençlerle bir araya geldi.

Her görüşten gencin sorularını yanıtlayan Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.

"HÜDA PAR'ın terör örgütüyle ilgisi alakası yok"

Gençlerden gelen, "Siz Millet İttifakı'nı HDP ile ilişkisi yönünden eleştiriyorsunuz. Cumhur İttifakı da HÜDA PAR ile olan ilişkisinden eleştiriliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna yanıt veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

HÜDA PAR’ın geçmişte terör örgütüyle anılması olayı tamamen HDP’nin kendisine bir çıkış yolu aramasından kaynaklanıyor. HÜDA PAR’ın bir defa geçmişteki terör örgütüyle ilgi ve alakası yok. Kaldı ki böyle bir durum söz konusu olsa bizimle beraber yol yürümesi söz konusu olmazdı.

Biz HÜDA PAR’ı özellikle Kürt vatandaşlarımızın siyasallaşması noktasında beraber bu yolda yürüyelim istedik. Onların hem yerli hem milli bunların yanında da vatanseverlik noktasında HDP ile mukayese edilmeyecek bir konumu var.

HÜDA PAR’ın böyle bir durumu söz konusu değil. Kesinlikle bir siyasallaşmanın gayreti içinde olan bir siyasi partidir. Bu seçimlere tamıyla onlar kendi logolarıyla girmek konusunda adım atmışlardır. O da parlamentoya adım atmak ve sesini daha ideal çıkarmak içindir. Onlara yapılan yakıştırmaları kabul etmem mümkün değil.

"Erdoğan işinin başında oldukça bedelini ödemeye devam edecektir"

Gençlik buluşmasından gençlerin soruları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öne çıkan yanıtları şu şekilde:

"Selo, Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bir teröristtir. Demokrasiye aykırı tarafı yok. Şu anda terör odaklı fiili işlediğinden dolayı cezaevinde. Fikir veya siyasi suç değil. Sokaklarda elini kolunu sallayarak mı dolaşsın? Bedelini ödemesi lazım. Şu anda yapılan budur, çektiği ceza bunun nedenidir. Bay bay Kemal çıkaracakmış. Erdoğan işinin başında oldukça bedelini ödemeye devam edecektir.

"Bunların gazetecilikle işleri yok"

Cezaevlerinde şu ana kadar iddia edildiği gibi bol miktarda gazeteci yok. Bunlar yalan. İddiada bulunanlara verin listeyi diyoruz. İddia edilen kişilerden 2 tanesi HDP'den milletvekili adayı oldu. Ben bile zaman zaman Adalet Bakanıma söylüyorum, bunlar ne kadar doğru araştırın. Onlar yalan diyor. Versinler isimleri, söz konusuysa işin üzerine gidelim.

Fikir suçundan içeri girmiş bir başkanım. 4 ay 10 gün cezaevinde yattım. Ben belediye başkanıyken ceza verdiler. MEB kitabındaki bir şiiri okudum ben. Kimseyi öldürmedim. Selo'nun yaptığını yapmadım. Bu şiir Ziya Gökalp'e ait şiirdi. Bedelini ödettiler. Gelen ziyaretçilerimin haddi hesabı yoktu. İstanbul'u çöp, çukur, susuzluktan kurtaran belediye başkanı olarak İstanbul'da geçti.

Çıktıktan sonra partimizi kurduk, ilk seçimde iktidara geldik. Gazetecilerle ilgili hangi cezaevinde ne kadar basın mensubu varsa bilelim. Birçoğu hırsızlık gibi suçlardan içeridedir. Bunların gazetecilikle işleri yoktur.

"IMF ile gizli gizli görüşüyorlar"

Sevgili arkadaşlarım, öncelikle Millet İttfakı'nın ekonomiye ne yaptığı belli değil. Gizli kapılar ardında iş çeviriyorlar. IMF ile gizli gizli görüşüyorlar. Londra'dan borç almayı düşünüyorlar. Bizim tefecilerle işimiz yok. Kendi kaynaklarımızla yola devam ediyoruz. Savunma sanayimizden tutun enerjiye. Karadeniz'de kendi doğal gazımızı çıkarttık. Kendi yerli doğal gazımızı kullanmaya başladık. İnşallah  sonrası bu daha farklı gerçekleşecek. Gabar'da petrolümüzü de bulduk.

"Yargıda terleteceğiz"

TCG Anadolu da bizim için önemli. Öbür tarafta Akıncı, Kızılelma, SİHA'lar da önemli. Kendini bilmez kişilerin fiyatlar üzerindeki dalgalanmalara neden olduğu belli. Patates-soğan 10-15 liraya düştü. Bunu neyle izah edecekler. Seçimden sonra bunları yargı yolu açık olmak kaydıyla yargıda terleteceğiz. Bu yollarla milletimi sömürmelerine müsaade etmeyeceğiz.

Vaatleri siz inandırıcı buluyor musunuz? Her şey yalan üzerine bina edilmiş. Eğitimde, sağlıkta ulaşımda tarımda enerjide ne vaat ediyor? Vaatlerin içinde mesela 10 tane belediye var bunlarda. Buralarda söylediklerinden neler yaptılar? Ben belediye başkanlığı yaptım. Biz Haliç'i temizledik. O kokudan tamamen arındı. Bu arada Haliç Kongre Merkezi'ni yaptık. Bu işler lafla olmuyor icraatle oluyor.

"TCG Anadolu ile dünyaya mesaj verdik"

Külliye, bizim inşa edip bitirdiğimiz bir yer. 24 saat gençlerimizin emrinde. Kek, çorba, çay, kahve, burada ücretsiz. Benzerini Rami'de yaptık. Rami'de çok muhteşem. İstanbul'un en büyük kütüphanesi haline getirdik. Aynen burası gibi dolup taşıyor. Kültür sanat diyorsak, Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Merkezi'ni biz yaptık.

Cumhurbaşkanlığı'nın dev bir kongre merkezi var. Uluslararası ve kendi toplantılarımız orada yapılıyor. Kültür üzerine adım atmazsanız o ülke kültürsüz, şah damarı yok demektir. Millet ittifakı söylüyor da savunma sanayine karşı çıkıyor. Karşı çıkılır mı? TCG Anadolu ile dünyaya mesaj verdik. Seçim sonrası bir büyüğünü yapmak suretiyle mavi denizlerde Barbaros Hayrettinleri güçlü hale getireceğiz.

İstanbul'da kaldığı süre içinde büyük ziyaretçi akınına uğradı. İzmir talep etti, gönderdik. Mersin, Antalya istiyor. Seçime kadar İzmir'de park edeceğiz. Seçimden sonra yeni uçak gemisini hallettikten sonra diğer yerleri onlarla dolaştırırız. Millet ittifakından belediyelerde bizim eserimiz şudur görmedim. İstanbul'da biz Atatürk Kültür Merkezi'ni sıfırdan yaptık. Yetmez. Daha çok yapacağımız işler var.

Bunlara bakıyorum, Ankara belediyesi bunlarda. Şunu yaptı deyin. Ankara'yı gözlemlediğinde 'bunu yaptı' diyeceğiniz bir şey var mı? Melih Bey'in başkanlığı döneminde yapılan, metroları biz yaptık. Bir tane de siz yapın. Yok. Hepsi sizden. İzmir de öyle. Körfez rezalet kokudan geçilmiyor. İstanbul-İzmir arası 7,5 saatti. Biz 3,5 saate düşürdük. Yetmedi, Manisa-İzmir arasında tüneli biz yaptık. Onlar laf biz iş üretiyoruz.

Kızılay'ın çadır satması

Bu konu beni de ciddi manada üzmüştür. Kızılay böyle bir çadır satma işine giremez. Süratle de bu yanlışı düzeltmesi gerekir. Biz Kızılay'ı özellikle çadır üretiminde çok daha aktif hale gelmesi için teşvik ettik. Kızılay'ın çadır dendiği zaman en ufak sıkıntısının olmaması gerekir.

Enkaz kaldırma çalışmaları da dahil büyük oranda bu işi bitirdik, şu anda köy konutlarını teslim almaya başladık. Şimdi kalıcı konutları hızla yapıyoruz. Yapımıyla da inanıyorum ki vatandaşlarımıza teslim törenleri başladığı zaman onları daha da rahatlatacağız.

"LGBT aile kurumuna sokulmuş bir zehirdir"

Bunları ayrıştırıcı kavramıyla izah edersek, yanlış yaparız. Değer yargılarımız içinde aile kurumu çok kıymetlidir. Aileniz güçlü değilse, o ülkede milletin yıkımı çabuk olur. Bizim yaklaşımımız orada.

LGBT, aile kurumuna sokulmuş bir zehirdir. Halkın yüzde 90'ı Müslüman olan bir ülke olarak kabullenmemiz mümkün değildir. Aileyi kutsayan anayasa değişikliğini verdik. Şimdi bu konuyla alakalı bizim değer yargılarımız içinde LGBT'ye biz asla olumlu bakamayız. dinimizin gereği bu olduğu için olaya buradan bakıyoruz, buna eyvallah edemeyiz.

"Gönüllü olarak dönme süreci başladı"

Bu konuda işin süresi söz konusu değil. Biz halkının yüzde 90'ı Müslüman bir ülke olarak, savaş sebebiyle terör örgütleriyle ölüm kalım mücadelesi veren Suriye halkı var. Biz şu an itibarıyla 100 bin üzerinde Suriye'nin kuzeyinde konutlar inşa ettik. Bu vesileyle peyderpey konutlara göç etmeye başladılar.

'Ben gelince ülkelerine gönderirim' anlayışına taraftar değilim. Bu zulüm olur. Konutlara gönüllü olarak dönme süreci başladı. CHP'lilerin ifade ettiği gibi okullarda müsamahalar böyle şeyler yok. Vatandaşlık hakkı kazanıp imtihan kazananlar her yer için geçerlidir. Doktoru, mühendisi var. Bunları kapıya koyamayız. İçinde yaramazlık yapanlar varsa emniyet güçlerimiz tarafından bedeli ödetiliyor."

ensonhaber