Logo
Van Haber 06.04.2026 - 17:00

Van'daki Sismik Hareketlilik Gündemde: Uzmanlardan Önemli Uyarılar

Van'ın doğusundaki fay hattında artan sismik hareketlilik, uzmanları harekete geçirdi. Prof. Dr. Kutoğlu olası riskleri belirtirken, Dr. Mutlu paniği önleyip hazırlığa odaklanmanın önemini vurguladı.

Van'daki Sismik Hareketlilik Gündemde: Uzmanlardan Önemli Uyarılar

Van'ın doğu kesiminde yer alan yaklaşık 250 kilometrelik bir fay hattında dikkat çeken sismik hareketlilikler kaydedildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, İngiltere'deki Leeds Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttükleri uydu radar çalışmaları neticesinde bu hareketliliğin tespit edildiğini bildirdi. Prof. Dr. Kutoğlu, söz konusu fay sisteminin homojen bir gerilim taşıdığını ve 6 Şubat Hatay depremlerine benzer yıkıcı bir deprem üretme potansiyeli barındırdığına dikkat çekti.

Toplum Afet Yönetimi ve Hazırlık Süreçlerine Odaklanmalı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Güvenlik Meslek Yüksekokulu Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sacit Mutlu, bu tür bulgular karşısında toplumun paniklemek yerine, afet yönetimi ve hazırlık süreçlerine odaklanması gerektiğini vurguladı.

Mutlu, depremlerle ilgili en sık sorulan sorunun "Deprem ne zaman olacak?" olduğunu ifade ederek, bilimsel çalışmaların multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini belirtti. Bu çalışmaların çeşitli yöntemlerle yürütüldüğünü ve zaman zaman hata payı içerebileceğini kaydeden Mutlu, "Bilimsel olarak, bir fay zonundaki gerilme birikimini değerlendirebilsek bile, hangi gün veya saatte deprem olacağını kesin olarak söylememiz mümkün değil." dedi. Özellikle Van Gölü havzasının kuzeyinde InSAR yöntemiyle yapılan gerilme birikimi çalışmalarının, 2011 Van depreminin anılarıyla birleşerek toplumda korkuya yol açabildiğini de ekledi.

Tek Bir Veriyle Kapsamlı Tahmin Yapmak Mümkün Değil

Fayların gelecekteki deprem potansiyelini değerlendirmek için geçmişteki yıkıcı deprem kayıtları ve kayma hızı verilerinin incelendiğini açıklayan Dr. Mutlu, bu konuda karşılaşılan zorluklara değindi. "Bir fay üzerinde en az üç yıkıcı, 7 büyüklüğü üzerindeki deprem kaydını görmemiz gerekiyor ki gelecekteki olası depremler hakkında tahmin yapabilelim. Ancak, elde ettiğimiz veriler genellikle deprem tekrarlanma aralığıyla sınırlı kalıyor." ifadelerini kullandı. Tek bir veri kaynağına dayanarak genel bir tahmin yapmanın mümkün olmadığını, hata paylarının hem geçmiş kayıtların sınırlılığından hem de arazi çalışmalarından kaynaklanabileceğini vurguladı. Son olarak, depremin zamanını sorgulamak yerine, etkin afet yönetimi ve önleyici tedbirlere odaklanmanın hayati önem taşıdığını belirterek, bu yaklaşımın geçmişteki acı deneyimlerin tekrarlanmasını engelleyebileceğini dile getirdi.

Sıradaki Haber Yükleniyor...

"Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerezler (cookies) kullanıyoruz.