Reklam

Mehmet Ali Erbil katıldığı canlı yayında gözyaşlarına boğuldu!

235 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Mehmet Ali Erbil, katıldığı canlı yayında yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.

Mehmet Ali Erbil katıldığı canlı yayında gözyaşlarına boğuldu!

235 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Mehmet Ali Erbil, katıldığı canlı yayında yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.

Mehmet Ali Erbil katıldığı canlı yayında gözyaşlarına boğuldu!
27 Eylül 2019 - 23:14
Reklam

235 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Mehmet Ali Erbil, katıldığı canlı yayında yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.

Evinin banyosunda düşüp hastaneye kaldırıldıktan sonra yıllardır mücadele ettiği Kaçış Sendromu nükseden Mehmet Ali Erbil, katıldığı canlı yaşadığı zor günleri anlattı. Yıllardır siyah saçlı ve sakalsız görmeye alışkın olduğumuz Mali'nin beyaz sakalı ve saçları dikkat çekti.

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI

Doktorunun bile kurtulma ihtimalinin %5 olduğunu söyleyen Erbil, canlı yayında gözyaşlarına hakim olamadı. 235 gün yoğun bakımda tedavi gören Mali, yaşadığı zor günleri şöyle anlattı: "Arkadaşlarımızın dualarıyla, kız kardeşim, ilk eşim, ikinci eşim, dördüncü eşim bir gün başımdan ayrılmadılar. Sevenlerime çok şey borçluyum. Çok önemli bir şey. Şanslıyım ki hiç hatırlamıyorum o süreci. Neler yaşamışım, bilmiyorum. film gibi. Yoğun bakımdan çıkıp, normal odaya geçtiğimde hiçbir yerim oynamıyordu. İlk parmağım oynadığından Allah'ım çok şükür dedim.

"BAŞIMA NE GELDİYSE KADINLAR YÜZÜNDEN GELDİ"
Biraz sol ayağımda kopukluk var. Doktorlar eninde sonunda yürüyeceksin dediler. Yine ne geldiyse kadınlar yüzünden geldi başıma. Kızlarla buluşmaya gidiyordum. Duş aldım. Küvetten çıkarken ayağım kaydı. Ambulans gelmiş, acile götürmüşler. Doktor "Ben bunu toparlayacağım 3 günde çıkacaksınız" demiş. Sonra bir şey batıyor bana. Doktor iğne yapıyor. Ağrı geçmiyor. Parçalı kırık olunca her şeye batmış.

"BİR GECEDE 2 AMELİYAT OLDUM"

İlk akciğere batmış, onu kurtarmışlar, böbreklere zarara vermiş. Diyalize bağlamışlar beni.Bir gecede 2 kez ameliyat etmişler beni. Aynı kan grubu olan 70 ünite kan getirmişler sadece 5 tanesi uymuş. Doktorlar bu durumu açıklayamıyorlar. Kaçış sendromunu tetikledi. Yürüyemem o yüzden kaynaklanıyor. Kendi ilacımı da daha yeni almıştım, bu olay başıma geldi. Ben ayağa kalkacağıma hiç inanmıyordum. Kardeşime ve eşime "böyle bir durum olacaksa benim fişimi çekin" dedim.

Her şey insan için. O banyoda 5 kez benzer kaza atlattım. Daha önce hiç düşmedim. Çünkü dengeliyimdir. Gözümü ilk açtığım anı hatırlamıyorum. Muhsine'yi çağırmışım. Sonra Sezin... Onlar 9 ay oradalardı. Hiç ayrılmadılar. Ailem için de çok zor. Bütün ömür boyu onları bu duruma mahkum edecektim. Evimde bir kişi beni kaldırıyor, iki kişi beni yıkıyor. Bunlar büyün nimet. Allah kimseyi düşünmesin. Hele de yoğun bakım.

"İBRAHİM TATLISES İLE KARŞILAŞINCA AĞLIYORUM"

Hastanenin biraz jesti oldu ama nereye kadar? Sanat camiasında 42 yıl oldu. Çok sevgi biriktirmişim. İbrahim Tatlıses ile her karşı karşıya geldiğimde ağlıyorum. O çok özel. O vurulduğunda ilk ben gitmiştim hastaneye.

İlk karşılaştığımızda ağlıyoruz. Güzel şeyler de konuşuyoruz tabi... Selçuk Yöntem ile Tarık Ünlüoğlu sormuş benim doktoruma 'yaşama şansı yüzde 5' demiş.

"RÜYAMDA BENİ KAÇIRMAYA ÇALIŞIYORLARDI"

Yoğun bakımda çok kötü rüyalar gördüm. Rüyamda koskoca hastane bir komplo kurup beni kaçırmaya çalışıyor. Bir ara kaçıyormuşum falan beni bağladılar sonra bunu bile rüyamla özdeşleştiriyorum. "

YORUMLAR

  • 0 Yorum