Reklam

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'ndan kayyum açıklaması

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına bir tepki de eski Cumhurbaşkanı Gül ile eski Başbakan Davutoğlu'ndan geldi.

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'ndan kayyum açıklaması

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına bir tepki de eski Cumhurbaşkanı Gül ile eski Başbakan Davutoğlu'ndan geldi.

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'ndan kayyum açıklaması
20 Ağustos 2019 - 00:41

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına bir tepki de eski Cumhurbaşkanı Gül ile eski Başbakan Davutoğlu'ndan geldi. Gül "Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının "bu şekilde" görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır" derken Davutoğlu ise "Seçimle gelenlerin seçimle ayrılması milli irade ilkesinin gereğidir" yorumunda bulundu.

İçişleri Bakanlığı; HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarını görevden alarak yerlerine bu illerin valilerini kayyum olarak atadı. Sabah erken saatlerde polis eşliğinde belediye binalarına gelen kayyum yetkilileri İçişleri Bakanlığı’nın kararını HDP’li belediye başkanlarına tebliği etti. Bakanlığın kararına aralarında siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, siyasetçi ve vatandaşların bulunduğu bir çok kesimden tepki geldi.

Karar tepki gösterenler arasında AK Parti kurucularından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de var. Resmi twitter hesabından bir mesaj paylaşan Gül “Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının “bu şekilde” görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır.” dedi.

AHMET DAVUTOĞLU: SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİDER
Twitter hesabından kararla ilgili bir dizi mesaj yayınlayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ise şu ifadelere yer verdi:

“Kısa süre önce gerçekleşen seçimlerle göreve gelen Mardin, Diyarbakır ve Van Belediye Başkanları'nın idari tasarrufla görevden alınması demokratik sistemin ruhuna aykırıdır.

Seçimle gelenlerin seçimle ayrılması milli irade ilkesinin gereğidir. Adayların seçime girmesi kanuna aykırı ise Yüksek Seçim Kurulu bunu seçim öncesinde değerlendirmelidir. Elbette seçim sonrasında işlenen suçlara ilişkin de gerekli tedbirler alınabilir. Ancak bunun öncelikle yargı nezdinde hukuki şartları oluşmalıdır. Esas olan seçme ve seçilme hakkıdır. Bu karar, toplumsal barışa katkı sunmayacağı gibi terörle mücadeleyi de zaafa uğratabilir. Terörle en etkili siyasi mücadele, demokratik temsili aşındırmakla değil milletin gönlüne girip seçim kazanmakla verilir.” Sözcü

YORUMLAR

  • 0 Yorum