Türkiye İsrail Anlaştı.Peki Şimdi Ne Olacak?

Türk-İsrail mutabakatını Al Jazeera'ya değerlendiren uzmanlara göre, ilişkilerin rayına oturması için yapılan mutabakatın ardında Türkiye açısından 'dostlarının sayısını arttırma' İsrail açısından da 'doğalgazına pazar bulma' arayışı var. İlişkiler gelişirse, bölgeye yansımaları da olacak

Türkiye İsrail Anlaştı.Peki Şimdi Ne Olacak?

Türk-İsrail ilişkilerini yeniden rayına oturtmak için üzerinde anlaşmaya varılan mutabakatın itici gücü uzmanlara göre, İsrail açısından Akdeniz’de bulduğu doğalgazı Avrupa piyasasına çıkarmak, Türkiye açısından da Ortadoğu’da dengeler değişirken işbirliği yapabileceği ülkelerin sayısını arttırmak.

31 Mayıs 2010’da Türkiye'den abluka altındaki Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail ordusunun uluslararası sularda yaptığı baskını araştıran BM panelinde Türkiye’yi temsil eden Dışişleri Bakanlığı Eski Müsteşarı Özdem Sanberk, strateji uzmanı Nihat Ali Özcan ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Salih Bıçakcı ilişkilerin bölgeye de yansımaları olabileceğini, ancak mutabakata rağmen ikili ilişkilerin rayına oturmasının zaman alacağını da söylediler.

Türkiye'nin ihtiyacı

Nihat Ali Özcan’a göre, ‘sıkıntılı günlerden geçen’ Türk dış politikası İsrail ile varılan mutabakat sonrasında başka alanlarda da rahatlama yaşayabilir:

Türkiye, İsrail ile ilişkileri düzeltmenin ABD ile de yeni kapılar açabileceğini düşünüyor. Bu nedenle başlangıcı oradan yaptı. Arkasından diğer alanlarda da ilişkileri düzeltmenin yollarını arayacak gibi gözüküyor.”

Başbakan olduktan sonra Binali Yıldırım’ın ‘dostlarımızın sayısını arttıracağız’ yönündeki açıklamalarını hatırlatan Sanberk de benzer bir görüşü dile getirdi:

Türk-İsrail ilişkilerinin gelişmesi üçlü ilişkiler için de bir potansiyel taşıyor: Türkiye- ABD-İsrail, Türkiye-Rusya-İsrail, Türkiye-Mısır-İsrail gibi.”

Doğalgaz faktörü

Al Jazeera’nın sorularını yanıtlarken, “Türkiye’de böyle bir açılım iradesi olduğu anlaşılıyor. Bu önemli bir nokta” diyen Sanberk’e göre İsrail’in de Akdeniz’de bulduğu doğalgazı ihraç edebilmek için Türkiye’ye ihtiyacı var:

İsrail doğalgazını ihraç ederek değerlendirebilir. Fakat bunu Doğu’ya yapamaz çünkü orada doğalgaz açısından zengin İran ve Körfez ülkeleri var. Güney derseniz orası da Mısır’ın pazarı. Bunu ancak Türkiye gibi pazara ve veya Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihraç edebilir.”

İsrail, Akdeniz açıklarında 2013 yılında çıkarmaya başladığı 950 milyar metreküplük bir doğalgaz rezervi buldu. Türkiye’nin yıllık ortalama doğalgaz ihtiyacı ise 50 milyar metreküp civarı.

İsrail’in doğalgazını Avrupa’ya Yunanistan üzerinden bir boru hattı ile satmaya çalışmasının maliyeti tahminlere göre 17 milyar dolar. Sıvılaştırıp satma seçeneği ise ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor. Güney Kıbrıs’a boru döşeyip buradan satması da, sıvılaştırma tesisleri Güney Kıbrıs’ta olacağından stratejik açıdan uygun bulunan bir seçenek değil. Yani İsrail’in doğalgazını satmasının tek yolu Kıbrıs’tan geçen bir boru hattı döşenmesi, burada İsrail gazına Kıbrıs gazının eklenmesi. Ancak bunun içinde Kıbrıs’ta çözüm bulunması zorunluluğu var. 

Ortadoğu’daki durum 

Doktorasını Tel Aviv Üniversitesinde tamamlayan Doç. Bıçakçı da doğalgazın ilişkilerde önemli bir unsur olabileceği fikrine katılıyor. Ona göre ayrıca iki ülke arasında yapılacak istihbarat alışverişi de önemli. İsrail’in, Suriye hakkında özellikle insansız hava aracı kullanarak istihbarat topladığını, ilişkiler rayına oturursa iki ülke arasında özellikle istihbarat ve askeri malzeme açısından işbirliğinin öncelikle gelişecek alanlar olduğunu söyledi.

Bıçakcı, İsrail’in Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak için ana nedenlerinden birinin, İran’ın bölgede artan etkisi olduğunu da anlattı:

İsrail’in, Ürdün, Rusya ile iyi ilişkileri var. Suudi Arabistan ile de iletişimi var. Fakat İran’ın bölgedeki yeni rolünü konuşabileceği bir ortağa ihtiyaç duyuyor, o da İsrail için Türkiye. İsrail, Türkiye’nin İran’a karşı dengeleyici unsur olduğunu düşünüyor. Bu nedenle de Türkiye ile ilişkili olmak istiyor.”

Özcan’a göre de İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek istemesinin nedenlerinden biri İran.

Bölgede İran ağırlığı, Esed rejimi, Rusya’nın güç kazanması, İran-Suudi Arabistan gerilimleri içinde İsrail kenarda kalarak süreci kendi açısından iyi yönetiyor. Arap Baharı ve sonrasındaki gelişmelerden sonra İsrail’e İran dışında tehdit olabilecek devlet kalmadı, sadece devlet dışı aktörler var. Bu noktada İsrail’in Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye’nin de bölgedeki gelişmeler, ekonomi, askeri ve güvenlik alanlarında İsrail’e ihtiyacı varTürkiye başta turizm olmak üzere, ekonomik olarak İsrail’den fayda sağlayabilir.”

Özcan, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın önümüzdeki 20-25 yıllık dönemde de devam edeceğini ve bu anlamda Ankara-Tel Aviv ilişkilerinin önem kazanacağını da söyledi:

Önümüzdeki 20-25 sene büyük bir istikrarsızlık sarmalında devam edecek. Suriye’de, Irak’ta, Basra’ da, Mısır’da. Bu çerçevede iki ülkenin ilişkilerini  geliştirmesi, bilgi, tecrübe paylaşımı önemli.”

“İlişkilerin potansiyeli var”

Emekli diplomat Sanberk de, Türk-İsrail ilişkilerinin geçmişte hem İsrail’e, hem Türkiye’ye, hem de çevredeki ülkelere katkıda bulunduğunu anımsattı.

"Ortadoğu’da karışıklık yaşanan bugünlerde Türk-İsrail ilişkilerinin potansiyeli var. Ancak şu sıralarda şöyle bir durum var: Suriye’den İsrail’e doğrudan bir tehdit gelmiyor. İsrail’in Rusya ile de arası iyi. Ancak ileride eninde sonunda bu sorun İsrail’e de dayanacak. Türkiye-İsrail arasında siyasi diyaloğun başlaması, istihbarat ilişkileri Ortadoğu meselesinde değişikliğe yol açabilirTürk-İsrail ilişkileri, Filistin’in bölünmüşlüğüne son verilmesi ve Filistinlilerin haklarının savunulmasına da katkı sağlayacaktır.”

Doç. Dr. Bıçakcı da Türkiye’nin, Filistin’e asıl katkısının Gazze açıklarında yapay ada projesi gerçekleşirse olabileceğinin altını çizdi.

İsrail hükümetinin görüştüğü ancak henüz karar almadığı plana göre, Gazze açıklarında yapılacak ve maliyetinin beş milyar dolar olacağı hesaplanan yapay bir ada üzerine liman ve uluslararası havalimanı inşa edilebilir.

Ancak, Sanberk, Özcan ve Bıçakcı, varılan mutabakatın Türk-İsrail ilişkilerini rayına oturtmak için yeterli olmadığını, ilişkilerin zamanla gelişebileceğini çünkü her iki tarafta da önyargıların ve güvensizlerin geliştiğine dikkat çekti.

Kaynak: Al Jazeera

YORUM YAZ
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X