Deprem Van'a Ders Oldu!

Van’ın 2011’den bu yana ara arada olsa kendisini hatırlatan artçı depremleri, İstanbul ile ilgili şu sıralar konuşulan deprem iddiaları halkta yeniden ‘deprem’ korkusu yaşanmasına neden oldu.

Deprem Van'a Ders Oldu!

Van 2011’de yaşadığı depremlerin ardından deprem sigortasının kıymetini bildi. Vanlılar sigortanın kıymetini biraz geç bildi ancak yaklaşık 6 yılda yüzde 7’lerde olan sigorta oranı yüzde 27’lere kadar yükseldi. Bu yükseliş devam ediyor ancak Vanlıların bilmesi gerken çok net bir mesaj var: “Başınıza gelmeden aklınıza gelsin!”
 
Şehrivan Gazetesi'nden Önder Altınal'ın özel haberine göre: 2011 yılında Van’da yaşanan iki yıkıcı deprem büyük can kayıplarının yanı sıra çok sayıda Vanlı evini de kaybetti. Vanlılar evini kaybetti kaybetmesine ama deprem sigortası yapmamasına da pişman oldu. 2000 yılında kanunla zorunla hale gelen deprem sigortası Vanlılara çok şey öğretti. Depremden 5 ay sonra Vanlılar DASK yaptırmaya başladı. 2011 yılından önce Van’da sigorta oranı yüzde 8 oranındayken, depremden 5 ay sonra bu oran yüzde 19’a çıktı. DASK sigortası son verilere göre Van’da yüzde 27’lere kadar yükseldi. Van’da çok bölgede en dikkat çekici il ise Hakkâri oldu. 2011Van depreminden önce Hakkâri’de sigorta oranı yüzde 7 iken, 2011 yılından sonra Hakkâri’deki sigortalama oranı yüzde 97’ye çıktı. Konuyla ilgili görüştüğümüz AFAD İl Müdür Osman Uçar sigortalama oranın her geçen gün arttığını ancak yeterli olmadığını söyledi.
 
UÇAR: DASK’IN KURULMASI ÇOK İYİ OLDU
İlk olarak DASK’ın kuruluşu hakkında bilgiler veren Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Van İl Müdürü Osman Uçar şu ifadelere yer verdi: “6305 sayılı Doğal Afet ve Sigorta Kanunu (DASK) hazine müsteşarlığının görev yetkisi, sorumluluğu ile 2000 yılında kurulmuş ve hizmete başlamıştır. Muhtemelen 1990 yılındaki depremden sonra zorunlu deprem sigortasının gerekliliği hissedilmiş ve devlet nezdinde bu kanunlaştırılarak zorunluluk getirilmiş. Buda çok doğru bir karar olmuştur.”
 
5 AYDA YÜZDE 8’DEN YÜZDE 19’A
Depremden önce Van’daki binaların yüzde 7’sinin sigortalı olduğunu ifade eden Uçar depremden sonra oranın yüzde 12 arttığını söyledi. Uçar, “2011 yılında Van’da 2 ayrı deprem yaşadık. Maalesef bu iki depremden önceki verilere göre Van’daki sigorta oranı yüzde 8 oranındaydı. Bu düşük rakama binaen 2011 depremlerinden 5 ay sonra DASK yaptığı araştırmaya göre bu oran yüzde 8’lerden yüzde 19’lara kadar çıkıyor. Bu anlamda ciddi bir artış gözlemleniyor. Rakamsal olarak 2011 yılından önce Van’da 7 bin 17 sigortalı bina varken, 2011 depremlerinden sonra bu sayı 13 bin 683’e ulaşıyor. Bu artış sadece Van’da değil çevre iller ve Türkiye genelinde de söz konusu oluyor.” Şeklinde konuştu.
 
“HAKKÂRİ YÜZDE 7’DEN YÜZDE 97’YE ÇIKTI”
Sigorta oranın son olarak Van’da yüzde 27’lere çıktığını ifade eden Uçar şöyle devam etti: “Bizim yaptığımız araştırmaya göre 2011 yılında önce yüzde 7’lerde olan sigorta oranı son olarak yüzde 97’lere çıkmış durumda. Diğer çevre illerinde de ciddi bir artış var. Türkiye geneline baktığımız zaman yüzde 42’lere varan bir sigortalama oranı söz konusudur. Bu yeterli midir elbette ki değildir. Biz sıkıntılarını ülke olarak özellikle de Van olarak yaşadık. Van’da yaşanan depremler sonrası can kayıpları geri getirme gibi bir durumumuz yok ancak sigortalı binaların bu anlamda ne kadar avantajlı olduğunu gördük. En azında bu kayıpları daha aza indirmek önemliydi. 2000 yılında böyle bir düzenlenme yapılmış devlet tarafından biz bunun gözlemlerini 2011 yılı depremleri sonrasın çok iyi bir şekilde görmüş olduk.”
 
UÇAR: CİDDİ BİR BİLİNÇLENME VAR
Halkta deprem felaketi sonrası ciddi bir bilinçlenme olduğunu ifade eden Uçar, “Halkımızda azda olsa bir bilinçlenme var. Van geneli dışında ülke genelinde bu anlamda bir artış söz konusudur. Biz eğitim olarak yaptığımız çalışmalarda gittiğimiz her yerde bu sigortaları ve deprem için alınması gereken tedbirleri halka anlatıyoruz. Deprem sigortasının hayatımız için ne derece önemli olduğunu bire birde halkımızla paylaşıyoruz. Deprem sigortaları için yıllık parasal anlamda verilen miktarlarda çok makul miktarlardır. En ufak bir doğal afette kayıpları minimize etmek için bu sigortalar önemli bir yere sahip oluyor.” Dedi.
 
BİLİNÇLENME YETMEZ AMA EVET
Uçar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Halkımız bu anlamda iyi bir şekilde bilinçlenmiş. Özellikle Van’ımız son zamanlarda ciddi bir bilinçlenme var. Bu bilinçlenme de sigorta oranlarına iyi yansıyor. 2011 öncesinde Van’daki sigorta oranı yüzde 8’lerdeydi şu anda ise bu oran yüzde 27’lere çıkmış durumda. Buda 2011 depremine göre iyi bir oran ancak yeterli değil. Bina yüzdesine vurduğumuz zaman bu oran yüzde 70-80’lere tekabül ediyor. Biz bunu yeterli görmüyoruz. İnşallah bilinçlendirmeler devam ettikçe bu oranlarda daha da yükselecektir.”
 
“EN BÜYÜK SORUN RUHSATSIZ YAPILARDIR”
Van’da yapılan sigortaların az olmasının en önemli nedenin ruhsatsız yapılar olduğunu ifade eden Uçar, “Buradaki temel sıkıntılardan bir tanesinin binaların eski olmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Eski olan evlerin sigortaya değer görülmemesinden dolayı da sigortalar yapılmıyor olabilir. Bunun yanı sıra ruhsat sıkıntıları olabilir. Sizin de bildiğiniz gibi yapılaşmada ciddi bir ruhsat sıkıntısı oluyor Van’da. Ruhsat sıkıntılarından kaynaklanan sıkıntılardan dolayı sigortalamalar yapılamayabiliyor. 2011 yılında Van’da yapılan tüm yapılaşmalarda bu zorunlu bir hale geldi. 2011 yılında artık zorunluluk söz konusu olunca bu artışlara da yansımış oldu. Yıllık bazda baktığımız zaman iyi bir artış var. Gerek zorunlu olması gerekse de zorunluluk anlamında bu iyi bir şekilde sigorta yüzdelerine yansımış oldu.” İfadelerine yer verdi.
 
UÇAR: SİGORTA SADECE DEPREM İÇİN GEÇERLİ DEĞİL
Sigortaların sadece deprem için değil diğer tüm doğal afetler için geçerli olduğunu ifade eden Uçar şunları kaydetti: “Biz doğal afet dediğimiz zaman en yıkıcı etkisiyle deprem aklımıza gelebilir. Ancak zaman zaman dolu yağışı ve buna benzer diğer yağışlar, heyelan, çığ ve toprak kayması gibi olaylarda başımıza geliyor. Doğal afetlerin yanı sıra metrolojik afetlerde yaşayabiliyoruz. Dolayısıyla doğal afetler bunların tamamın kapsıyor. Yıkıcı etkisi çok fazla olduğu için biz depremi daha fazla ele alıyoruz. Son zamanlarda Van’da bir dolu yağışı yaşadık. Bu dolu yağışında ekinlerde ve diğer ürünlerde ciddi bir hasar oluştu. Maalesef bu anlamda da halkımız çok bilinçli ve duyarlı değil. Baktığımızda milyonlarca bir zarar var. Ancak çok küçük miktarları ihmal ettiğimiz için bu zararları göze alabiliyoruz.”
 
“DOLU YAĞIŞINDA VATANDAŞ MAĞDUR OLDU”
Dolu yağışı için ciddi talepler aldıklarını ifade eden Müdür Uçar TARSİM sigortası olanların zararlarının karşılandığını ancak olmayanların ise mağdur olduğunu söyledi. Uçar, “Buna aklen baktığımız zaman çok doğru gelmiyor ama biz bunları yaşıyoruz. O dönemde dolu yağışı için ciddi bir müracaat aldık. Tarım arazisindeki hasarların tespiti için Tarım İl Müdürlüğü tarafından çalışmalar ve tespitler yapıldı. Bu tespitin akabinde Tarım Sigortası (TARSİM) dediğimiz sigorta varsa bu zararlar karşılanabiliyor. Ancak sigorta yoksa bu zararlar karşılanmıyor ve tespitlerinde bir anlamı kalmıyor.” Dedi.
 
SİGORTA YOKSA YAPACAK BİR ŞEY YOK
Geçtiğimiz hafta İskele de meydana gelen selle ilgili de konuşan Uçar şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz hafta İskele Mahallemizde, Akköprü deresi dediğimiz dere taşkını yaşandı. Yine bazı vatandaşların tarım arazisinde ve evlerinde bazı zararlar meydana geldi. Yine evlerle alakalı DASK var ise zararlar karşılanacak, tarımla ilgili de zararlar var TARSİM sigortası varsa bu zararlar karşılanacaktır. Ancak bu sigortalar yoksa ne yazık ki çok fazla yapılabilecek bir şey yoktur. Bu konuda bazı kurumlar durumu çok kötü olanlar için bir şeyler belki yapılabilir.”
 
UÇAR: DERS ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR
Vatandaşın yaşanan olaylar karşısında kendine ders çıkarması gerektiğini ifade eden Uçar son olarak, “Halkımızın bu olaylar karşısında bir ders çıkarmamız gerekiyor. Bu olaylar Allah’ın takdiri olan olaylardır. Ne zaman sel geleceği ve ne zaman deprem olacağı tarafımızca belli olmadığı için yapabileceğimiz bir şey yok. Ancak biz her ne olursa olsun tedbirimizi almak zorundayız. Uygun olmayan alanlara inşaatın yapılmaması, dere yataklarına tarım arazilerinin yapılmaması için tedbirler alınabilir. Ancak doğal afetlerinden dolayı sigortaların yapılması için vatandaşlar için büyük önem taşımaktadır.” İfadelerini kullandı.

Kaynak:Şehrivan Gazetesi/Önder Altınal

YORUM YAZ
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X